"Hürriyet Planet"

Çocuklarda yumurtalık kistleri

Erişkin yaşta hemen her kadının yaşamında en az bir kez karşılaştığı “yumurtalık (over) kisti”, günümüzde giderek artan sıklıkta çocukluk çağında da görülmektedir. İleri yaşlarda önemli bir kısırlık (infertilite) nedeni olan yumurtalık kistleri, çocuklarda genellikle kasık ağrısı ve adet düzensizliğine neden olur. Doğumdan sonraki ilk aylar ve ergenlik dönemi, bu kistlerin en sık görüldüğü yaşlardır.



Yumurtalık (over) nedir?
Anne karnındaki yaşamın 6.-8. haftaları arasında oluşan yumurtalıklar aşağı doğru inerek kasık bölgesine yerleşirler. Yumurtalıklar, sağda ve solda olmak üzere iki tanedir. Her yumurta rahim ve karın duvarına bağlar ile tespit edilmiş durumdadır. Her yumurtalık, ürettikleri yumurtaların rahim içine ulaşmasını sağlayan tüplerin ağzına yakın bir konumda yerleşmiştir. Başlangıçta küçük olan çapları ergenlik dönemine dek giderek büyür. 

Yumurtalıkların görevi nedir?

Yumurtalıkların başlıca iki işlevi vardır. Bunlardan birincisi hormon üretimidir. Yumurtalıklarda başlıca iki tip hormon üretilir: Üreme ve dişilik işlevlerinin sürdürülmesi için gerekli hormonlar olan (östrojen ve progesteron) ile az oranda da erkeklik hormonu olan testosteron. İkinci işlev ise üreme için gerekli olan yumurtanın (ovum)üretimi. 



Kız çocuklarında yumurtalıklar, erkek çocuklardan farklı olarak doğumdan başlayarak aktiftir. Doğumdan sonra başlayıp ergenlik dönemine dek geçen zaman, yumurtalıklarda bulunan ilkel yumurtaların olgunlaşarak yumurtalama dönemi için hazırlandığı zamandır. Bu zaman içinde de yumurtalıklar içerisinde minik kistler oluşur ve kaybolur. Ergenlik döneminin başlamasından sonra ise menapoza kadar geçen süre içinde, genellikle 21-28 günlük periyodlar halinde, birer adet yumurta yumurtalıktan çıkar ve tüpler aracılığı ile rahim içine ulaşır. Bu dönemde her yumurtlama sonrasında yumurtalıklarda çapı 2 cm.ye dek ulaşan kistler oluşur ve kaybolur. Bu kistlerin oluşması ve kaybolması aynı zamanda yumurtalıklardan salgılanan hormonların denetimi altındadır. 




Yumurtalık kisti nedir?

Yumurtalık kisti, yumurtalık içinde oluşan kistik yapılardır. Kist sözcük anlamı olarak, genellikle yuvarlak yapıda ve çevresi zar ile çevreli içi sıvı dolu yapı demektir. Kabaca, içi su dolu küçük bir topa benzetilebilir. Günlük uygulamada yanlışlıkla “kist” sözcüğü “kötü huylu” (malign, kanser) hastalıklarla eşdeğer tutulmaktadır. Oysa ki, genel olarak kistik yapıların kötü huylu bir tümör olması olasılığı içi dolu ve sert (solid) kitleler ile kıyaslandığında çk daha azdır. 


Yukarıda da anlatıldığı gibi, hormonal etkilere bağlı olarak yumurtalıklar içerisinde küçük çaplı kistik yapılar oluşur ve kaybolur. Eğer bu yapılar kaybolmayacak ya da birleşecek olursa, çapları giderek artar ve sonuçta yumurtalık kisti olarak tanımladığımız yapılar oluşur.

Çocukluk çağında yumurtalık kisti anne karnından (intrauterin dönem) başlayarak her yaşta görülebilir. En sık görüldüğü yaş grubu ergenlik dönemidir. Anne karnındayken yumurtalık kisti anneden bebeğe geçen hormonların etkisiyle oluşur. Aslında bu dönemde bebeklerin % 95’inde değişik çaplarda küçük kistler oluşur ve kaybolur. Ergenlik döneminde ise,  salgılanan hormonlara bağlı olarak her ay adet öncesi ve sonrasında oluşup daha sonra kendiliğinden kaybolan kistik yapılar vardır. 1-3 cm çapında olan bu kistlerin başta hormonal yapılarda ortaya çıkan dengesizlikler olmak üzere, değişik nedenlere bağlı olarak kaybolmaması sonucu çapları büyür ve bulgu veren yumurtalık kistleri ortaya çıkar.

Yuvarlak, çevresi zar ile sarılı ve tek bir odacıktan oluşan kistler  basit kist” olarak bilinir. Eğer kist enfekte olur (enfeksiyon, iltihap) ya da içine kanarsa, “karmaşık (komplike) kist” halini alır. Bu kistler kendi içinde birkaç odacıktan (septa) oluşabilir. Bulgu veren kistlerin çapı genellikle 4-7 cm.nin üzerindedir.

Yumurtalık kistinin bulguları nelerdir?
Yumurtalık kistlerinin çocukluk çağındaki bulguları yaşa göre değişir. Gebelik sırasında ultrasonografinin artık rutin olarak kullanılması, anne karnındayken kolaylıkla tanımlanmasını sağlar. Bebeklik çağında ise ya karın incelemesi sırasında bir kitle olarak ele gelir ya da herhangi bir nedenle yapılan karın ultrasonografisi  sırasında saptanır. Bu dönemde genellikel bir bulgu vermediğinden küçük kistlerin saptanma şansı çok azdır.

Ergenlik çağında ise başlıca iki şekilde bulgu verir: Süregen (kronik- uzun süreli) ya da birden (akut- ani gelişen) gelişen bulgular. Bunlardan  ağrı ve adet düzensizlikleri uzun süreli yakınmalardır. Bu hastalar sık sık bu nedenlerle hekime başvururlar. Ağrının nedeni, büyüyen kisti çevreleyen zarın gerilmesi ya da kistin karın zarına (periton) değerek ağrıya duyarlı olan sinir uçlarını uyarmasıdır. Adet düzensizliği ise, kaybolması gereken kistlerin yerinde kalıp yumurtlama ve adet kanaması için gerekli yeni kistlerin oluşmasını engellemesine bağlıdır. Büyük çocuklarda kitlenin ele gelebilmesi için kistin büyük (çapının 5 cm.nin üzerinde) olması gerekir. Bu hastalarda yumurtalık kisti, hastaya yapılan alt-karınbölgesi ultrasonografisi ile kolaylıkla tanımlanabilir.



Bazı hastalarda ise, yumurtalık kisti birden gelişen bulgular ile ortaya çıkabilir. Bunun başlıca üç nedeni olabilir: Birincisi, bir nedenle kist kendi içine kanamış ve birden büyümüştür. Gerilen kist duvarı kasık bölgesine doğru şiddetli ve bıçak saplanırcasına keskin şekilde ağrıya neden olur. İkincisi, kist duvarı delinmiş ve içerik karın içine akmıştır. Bu durumda karın zarının uyarılması ile benzer şekilde bir ağrı oluşur. Üçüncüsü ise, büyüyen kistin kendi çevresinde dönerek (over torsiyonu-yumurtalık dönmesi) dolaşımının bozulmasına bağlı olarak ortaya çıkan ağrıdır. Bu üç durum da akut karın olarak bilinir. Tümünde tedavide cerrahi girişim gerekebilmekle birlikte, en acil olarak tedavi edilmesi gerekeni üçüncü durumdur. Eğer girişim için geç kalınacak olursa, dolanımın bozulması yumurtalığın hayatiyetini yitirmesine neden olabilir. 


Yumurtalık kistinin tanısı nasıl konur?
Ultrasonografi en uygun tanı yöntemidir. Karın ağrısı ve adet düzensizliği olan çocuklarda karın ve karının alt bölgesini (pelvis) içine alacak şekilde yapılan bir ultrasonografi ile yumurtalıklar değerlendirilir. İdrar kesesi (mesane) ile ayırımın yapılabilmesi için çocuğun su içerek idrar kesesini doldurması gerekir. Özel yöntemler ile (Doppler ultrasonografi) kan akımı da görülerek overlerin iç yapısı, varsa kistlerin sayı ve çapları belirlenebilir.


Eğer karmaşık kist söz konusu ise, ultrasonografi yetmeyebilir. Bu durumda kistin iç yapısı ayrıntılı olarakbilgisayarlı tomografi ya da magnetik rezonans ile görüntüleme yapılması gerekebilir. Bu yöntemler uygulanacak tedavi yönteminin belirlenmesinde yararlıdır.

Uzun zamandır yumurtalık kisti  olan çocuklarda mutlaka hormon düzeylerine bakılmalıdır. Bu amaçla östrojen, progesterontestosteron ile bu hormonların salgılanmasını denetleyen ve beyinden salgılanan FSH ve LH değerleri görülmelidir. Birden fazla yumurtalık kisti bulunan çocukların, mutlaka olası bir polikistik over sendromu açısından değerlendirilmelidir.

Yumurtalık kistinin tedavisi nasıldır?
Hangi yaşta olursa olsun bir yumurtalık kistinin tedavisinde nasıl bir yöntem izleneceğine kistin çapı ve durumuna bakılarak karar verilir. Bebeklik çağında 4 cm, ergenlik çağında ise 5-7 cm.den daha büyük çapta olan kistler cerrahi girişim gerektirir. Daha küçük olan kistler ise izlenmeli, eğer zaman içerisinde kaybolmuyorsa o zaman girişim yapılmalıdır. Bunun dışında, eğer kist karmaşık (komplike) bir yapıda ise çıkarılmaları daha uygun bir yaklaşımdır. 

Anneden geçen hormonların etkisi zaman içerisinde ortadan kalktığından, bebeklik çağında, çapı 4 cm ve altında olan kistlerin kendiliğinden kaybolması olasılığı yüksektir. Bu hastaların periyodik olarak ultrasonografi ile izlenmesi yeterlidir. Anne karnında tanı konulan kistler kimi zaman çok büyük boyutlara ulaşabilir, çevresinde bulunan diğer organ ve oluşumlara bası yaparak onların gelişmesini engelleyebilir. Bu durumda dışarıdan iğne ile girilerek kist boşaltılabilir. Aynı işlem doğumdan sonra da büyük kistler için yapılabilir.

Ergenlik döneminde ise, cerrahi girişim sınırlarına ulaşmamış olan kistler izlenmelidir. Başlangıçta iki ya da üç adet döneminin geçmesi beklenir. Çünkü, adet dönemlerinden sonra kistlerin küçülme ya da kaybolma olasılıkları vardır. Erişkinlerde kistlerin küçülmesi için kullanılan bazı hormonal ilaçların çocuklarda çok yararlı olmadığı gözlendiğinden, ilaç tedavisi sadece özel bazı durumlarda tercih edilmelidir. Büyük kistler ise, yukarıda anlatıldığı şekilde içine kanama ya da kendi çevresinde dönme olasılığından ötürü çok gecikilmeden cerrahi yöntemle çıkarılmalıdır.

Cerrahi yöntem uygulanırken genel ilkeler şunlar olmalıdır: Kistin içi boşaltılmalı, kist duvarı çıkarılmalı ve bu sırada yumurtalık dokusu özenle korunmalıdır. Cerrahi yöntem başlıca iki şekilde uygulanabilir. Bunlardan ilki açık cerrahi yöntemdir (laparotomi). Bu yöntemde göbeğin altından, kasığın hemen üzerinde bir kesi yapılır. Diğeri ise kapalı cerrahi yöntemdir (laparoskopi). Bunda da, karın duvarında açılacak olan iki ya da üç delikten içeri doğru sokulan kamera ve özel aygıtlar ile aynı işlemler gerçekleştirilir. Basit kistler için laparoskopik yöntem; içine kanamış, odacık yapılarına (septa) sahip ya da sert (solid) görünümlü kistler içinse açık yöntem daha uygun tercihlerdir.



Sağlıklı günler dileklerimle...
Konuyla ilgili soru ve yorumlarınızı e-posta adresime gönderebilir ya da aşağıda bulunan “yorum” kısmına yazabilirsiniz.


İletişim ve “Çocuklarda görülen cerrahi sorunlar” ile ilgili diğer bilgiler için:

e-posta            drserdar.arda@gmail.com
blog sayfası  http://driserdararda.blogspot.com/
facebook         https://www.facebook.com/ArdaCocukCerrahisiSayfasi
twitter             @drserdararda

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder